Skip to main content
Alternatif Yaşam Tarzına Doğru II … – Orhan Karakuş

Alternatif Yaşam Tarzına Doğru II … – Orhan Karakuş

Mülkiyetçi düzenin müktedirleri ekosistemin temel ihtiyaçlarını ve iklim değişimi süreçlerini görmezden gelmektedirler. Düzenin ötekileştirdiği yoksullar eşitsiz yaşam koşullarının acımasız baskısına dur demek ve yaşam hakkı için direnmektedirler. Bu sürece organik aydınların, bilim insanlarının ve orta sınıfların katılımı yeni bir kolektif kurucu iradenin şekillenmesine vesile olacaktır.

“ Pandemide ikinci dalga”,  “artan zulüm”  ve  “ekonomilerin batışı”…

Dünya coronavirüs ile yatıp kalkmakta iken ekonomilerin değişik sektörlerinde üretim gerilemeleri ve aramal tedarik ihtiyaçları karşılanamaz hale gelmiştir. Gıda ve temel girdi mallarında fahiş fiyatların oluşumu olanakları yetersiz geniş kitleleri huzursuz etmektedir. Verili olanakları yanında kısmen potansiyel gelirleri olan orta sınıfları;  alaturka tedbirler (tatile ve konuta yönlendirme), eski refleksler (betonlaşma temelinde doğanın tahribatı) ve sanal tüketim (keyfi ihtiyaçlar) özendirmeleri bu çarkları sadece yerinden oynatır, devir daim gücü üretemez.

Ülkelerin iç gerilimlerinin “kurgusal artırılması” ve  “kitlesel öfke sellerinin” boğulması tedbirleri yanda bazı ülkelerin “sıcak savaş ortamına” sürüklenmesi eski düzenin çarklarını zulüm ve toplu kıyımlar aracılığında ise kısmen açar. Bu yöne sürüklenişin ilk ve çarpıcı örneklerini ABD’de de; “Afro- Amerikan George Flyod’un” polis gücü marifetiyle nefesi kesilerek katledilmesiyle başlayan kitlesel eylemlerin bastırılma yöntemlerinde izledik. Eylemin dinamiğini gençler ve ezilen geniş yığınlar oluşturmaktadır. Ve bu öfke seli Avrupa’daki diğer gelişmiş ülkelere de sıçrayarak tüm dünyaya yayılma eğilimi göstermektedir…

Mülkiyetçi düzenin müktedirleri ekosistemin temel ihtiyaçlarını ve iklim değişimi süreçlerini görmezden gelmektedirler. Düzenin ötekileştirdiği yoksullar eşitsiz yaşam koşullarının acımasız baskısına dur demek ve yaşam hakkı için direnmektedirler. Bu sürece organik aydınların, bilim insanlarının ve orta sınıfların katılımı yeni bir kolektif kurucu iradenin şekillenmesine vesile olacaktır…

Kamusal alanın genişletilmesi”  ve “toplum devleti”…

“Gemisini kurtaran kaptan” veciz sözünde mündemiç olan özel mülkiyetin kutsanması ve özel girişimciliğin özendirilmesi mülkiyet verili kültürelin genetiğidir. Ferdi, kurulu düzenin kapsamına “kutsal aile” temelinde yerleştiren bu mülkiyetçi düzenek hukuk ve idare alanında özel girişimciliği teşvik ve kanunlarda varsılları koruma işlevini sürdürmektedir. Tüm dünyada “küreselleşme” şiarı altında, sözde ekonomik modernite reformları temelinde kamusal alanının daraltılması ve tasfiye edilmesi sonucu işini bilir girişimci hodbin bireyler ve ultra tekellere insiyatif alanları açılmasıyla bugünümüz belirlenmiştir.

Yeryüzünü yağmalamış emperyal güçler, kritik madde kaynakları hinterlantları olan, özellikle Kuzey Afrika, Doğu Akdeniz, Orta doğu ve Avrasya’yı entrika, ilhak ve işgallerle yeniden paylaşıma girişmiştir. Coğrafi olarak ülkemiz Türkiye, tarihsel ve jeopolitik konumu ile bu gerilim alanında bulunmakta olası tüm senarik girişimlerin düğüm noktası olmaktadır. Bu hale karşı duruş mekanizmaları ve dirençli sulh yapıcılığı üretmeliyiz. Fertlerinin hür ve toplumsal vicdanın gür olduğu ülkelerde ve ülkemizde; merhametle ekosisteme tavır alan toplum devleti formu ve katılımcılıkta doğrudan demokratik platformların inşası ekseninde bu karanlık günler aşılabilinir.

Dijitalleşen dünyada yeni yaşam tarzı arayışı…

Yeni tarz bir doğal yaşamda: Öncelikle kültürel arınma ve dilimizde öz değerlerimizi ifade eden yeni kavramların kullanımı gerekmektedir. Kavramlarda içerik kaymaları ve içeriğin yeniden kendinde içselleştirilmesi meseleleri felsefi olarak ele alınmalıdır. Tasavvufi Praksis  yol yaklaşım temelinde  bu  yeni analojinin oluşumuna katkıda bulunurken temel küme olarak vicdani politik hat yazımızda:

  1. Nefsine hakimiyet (nefsi mutmain) 
  2. Hakka riayet (doğruluk ve dürüstlük)  
  3. Vicdani olana katılım 
  4. Sulh yapıcılığı
  5. Hakkaniyetli paylaşım
  6. Razılıkla helalleşme 
  7. Merhamet ve aşk
  8. Ünsiyeti bilme(haliki bilme)

tüm bu kritize kavramları korku, kin ,nefret  ve sömürüyü ortadan kaldıracak salih bir amaç için “hakikati yakın kavramada ayarı tutarlı  ahlak’ın  temel kümesi”  olarak  adlandırmak yerinde olur.” açılımını yapmıştık.(bknz: www.gelenekvegelecek.com)

Bu temel kümenin dinamik ve sentetik kavramları ile kültürelin arıtılması ve yeniden damıtılması edebiyat ve fen alanlarında gerekli, ilmi ve bilmi yeni kültürelin üretilmesi ve çözücü çekirdeklerin tanımlanması sürecinin oluşumu ise yeni yaşam tarzı için anlamlıdır. Anlama, kavrama, dönüşüm ve değişim bir sarmal Işk dallanması haline getirilmelidir…

“Dünyadaki kaotik dallanmaları” daha önceki yazılarımızda irdelerken kollektif kurucu bir  iradenin şekillenmesinde utraktörleri ifade etmeye gayret etmiştik. Dünyada sürdürülemez geçici bir ara durum vardır. Her şeyin dijital olarak kontrol edildiği, istihbarı ağların fiziki ve sanal geliştirildiği günümüzde “büyük birader” formuna dahil olan yapılar inisiyatif kullanıyorlar. Şimdi yeni bir yenileşme ve değişim sürecine girdiğimizden eskini şekil değişimini sağlayacak bu inisiyatif ya da özsel değişimini sağlayacak devrimci inisiyatif ayracı ortaya çıkmaktadır. Önümüzdeki yazı tefrikalarında İnşallah mevcut durumu bu yönden de ele alamaya gayret edeceğiz…

baki selamlar…                                                                                                                                       12.06.2020, Orhan Karakuş