CHP Kongrelerine Dair: ANKARA’DA İKTİDAR – TÜRKİYE’DE İKTİDAR

“Bu düzen değişecektir. Bunu bilenler bilmeyenlere söylesin” (Vedat Dalokay, Ankara Belediye Başkanı)

Genel Merkezimiz Olağan Genel Kurul sürecini başlattı. Bu bağlamda Türkiye ölçeğinde ilçe ve il kongreleri takvimini oluşturdu. Ankara örgütümüzün yönetimlerinin belirleneceği bu dönemi hep birlikte örgüt içi iktidar mücadelesinin ötesine taşımak ve 2019 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyetin Başkenti Ankara’yı alacak bir il örgütü hedefiyle yola çıkıyoruz.

1. BİRBİRİMİZİ YENMEK DEĞİL BİRBİRİMİZİ KAZANMAK

Öncelikle ilçe ve il Kongrelerimizi kişisel rekabet yerine tüm CHP kadrolarının ortak iddiasını büyütmek istiyoruz.

Örgüt içi iktidar mücadelesinde alışıla gelmiş “birbirimizi yenmek” anlayışıyla değil, “birbirimizi kazanmak” anlayışıyla; El ele, el halka birlikteliğiyle kongrelerimizi gerçekleştirmeliyiz ve yeniden CHP’nin inşa edeceği yarınlara yönelmeliyiz. İlçe ve il yöneticilerimizden, mahallelerimizdeki ve köylerimizdeki cefakâr üyelerimize kadar hepimizin asli görevi; Cumhuriyet iddiasını yükseltildiği ve temsil edildiği Başkenti Ankara’yı yeniden oluşturmak azmindeyiz.

2. ANKARA’YI YENİDEN CUMHURİYETİN BAŞKENTİ YAPMAK

  • Kongremizde hep birlikte Cumhuriyet değerleri temelinde birleşmeyi ve başkent Ankara’yı AKP’nin elinden kurtaracak politikalar üzerinde yoğunlaşmayı hedefliyoruz.
  • Kongre sürecini Ankara’yı yeniden Cumhuriyetin başkenti yapma iddiamızı ilçelere, mahallelere taşımanın örgütsel bir hazırlığı olarak görüyoruz. Ankara CHP örgütünün temel görevinin de bu olduğuna inanıyoruz.
  • 2019 yerel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ancak güçlü il ve ilçe örgütlerinin sürekli ve koordineli çalışması ile kazanılabilir. Bu kararlılıkla harekete geçmeli ve kalan kısa zamanı iyi değerlendirmeliyiz.

3. ANKARA VATANDAŞLARIN ORTAK KİMLİĞİDİR

Ankaralılık Cumhuriyet kültürüdür. Sadece Ankara’da yaşayanların ve Ankaralı hemşerilerimizin değil, aynı zamanda bu ülkeyi paylaşan tüm vatandaşların ortak kimliğidir.

İşgal ve ihanet koşulları altında yeniden doğuşun, emperyalizme direnmenin ve yoktan var olma gücünün, saltanattan Cumhuriyet’e, hilafetten laikliğe, kulluktan vatandaşlığa geçişin ve yeni bir ülke inşasının adıdır.

Emperyalist devletlere, sermayeye, rant ekonomisine boyun eğmeyen ve bağımsız, çağdaş bir Türkiye’den yana olmaktır.

Ankaralı olmak Türkiye’yi kucaklamaktır…

Ankara ruhunu kaybetmemelidir. Ankara ruhuna geçmişte olduğu gibi bugün de ihtiyaç vardır. Gelecekte de olacaktır…

4. CUMHURİYETİN BAŞKENTİ ANKARA

Kısa sürede kendini ispat etmiş ve başarılı olmuş, bir Cumhuriyet projesidir.

Cumhuriyetin, halk iradesinin, demokrasinin içselleştirilip yerleşeceği yeni bir mekandır.

İlhamını Doğudan, Anadolu’dan alan yeni bir medeniyet iddiasının, Anadolu ihtilalinin ürünüdür.

Büyük Önder Atatürk ve arkadaşlarının birbirinden ayrılmaz iki eseridir: Cumhuriyet ve Ankara.

Günümüzde Ankara yalnızlığa, sahipsizliğe mahkûm edilmiştir…

  • Cumhuriyet değerleriyle birlikte, Başkent Ankara da AKP iktidarının yıkım politikalarıyla kenara itilmiştir…
  • Ankara, çeyrek asra yakın zamandır; akıl ve bilim-irfan yerine, şatafatla, rüküşle, gaspla ve rant uğruna kentin geleceğini yok ededen AKP anlayışıyla yönetilmektedir…
  • Cumhuriyet karşıtlarının yıkım projelerine karşı Ankara; Kendini, Cumhuriyet kimliğini, doğal, tarihi ve kültürel değerlerini, iradesini arıyor…

5. ANKARA İRADESİNE KAVUŞMALIDIR

1950 sonrası Cumhuriyet değerlerinin ve devrimlerinin erozyona uğratılması ile birlikte, AKP ve AKP’nin öncülü iktidarlar döneminde sanatsız, sosyal yaşam alanları daraltılan, parkların, bahçelerin, sanat salonlarının insana kapatıldığı Ankara; çirkinleştirilmiş, çarpık ve kimliksiz bir şehre dönüştürülmüştür.
AKP ve öncülü siyaset anlayışlarının yönettiği dönemlerde, plansızlığın temel belediyecilik anlayışı haline getirildiği politikalarla Ankara, tarihi, kültürel ve doğal değerlerini kaybetmiştir. Ankara’nın dereleri, vadileri, bağları, bahçeleri, tarihi yapıları o günden bugüne birer birer yok edilmiştir.

Yeşil alanlar hızla yapılaşmaya açılmıştır. 1994’de önce Refah Partisinin ardından da AKP’nin Anakent Belediye Başkanı olan Melih Gökçek’in yaklaşık 23 yıllık yönetiminde bu fütursuz ve şuursuz yıkım süreci kat be kat hız kazanmıştır.

AKP iktidarı ve yerel yöneticileri, Ankara’da bir taraftan Cumhuriyet değerlerini tahrip ederken diğer taraftan Cumhuriyeti hatırlatan tüm değerleri örselemiş, yerle bir etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm halkımıza mirası Atatürk Orman Çiftliği, kanunsuz yollarla; erkek deveye dişi deve dedirten siyaset ve devlet adamlığı anlayışıyla; gerçek sahiplerinin, halkın elinden alınmıştır… Gasp edilmiştir…

6. CHP İKTİDAR OLMADAN TÜRKİYE DÜZE ÇIKAMAZ!

Türkiye’yi içine düşürüldüğü emperyalist, rantiyeci, gerici kuşatmadan; anti-emperyalist, milli egemenlikçi-bağımsızlıkçı bir anlayışla yeniden düze çıkaracak olan yegâne ve önder güç CHP’dir. Bu amaçla tüm CHP üyeleri, tarihsel bilinçten ve sorumluluktan asla sapmadıkları mücadelelerini dünden daha fazla bir azim ve kararlılıkla sürdürmelidir. Örgüt içi iktidar mücadelesini çoktan geride bırakmış, parti üyeliğinden, makamlardan güç alan değil partiye güç veren, idealleriyle, hayalleriyle, mücadelesiyle, Cumhuriyeti ve başkenti kurtaracak irade CHP il ve ilçe örgütleridir, her kademedeki parti emekçileridir.

Kendi kuruluş ideolojisi ve Cumhuriyet değerleri temelinde topluma gelecek tahayyülünü açık ve net ifade eden bir CHP ülkemizi işine düşürüldüğü tuzaklardan ve badireden çıkarabilir. Yaşadığımız Referandum sürecinde ve Adalet yürüyüşünde bunu gördük. CHP tabanı Cumhuriyet değerlerine sahip çikarken farklı parti seçmenlerinden vatansever kesimlerle mücadelesini ortaklaştırarak HAYIR oylarını %50’nin üzerine çıkarmış, adalet yürüyüşünde de her kesimden milyonlarca insanı bir araya getirmiştir. CHP seçmeni olmayan muhafazakar tabanın önemli bir kesimi de bizle birlikte Cumhuriyete sahip çıkma doğrultusunda harekete geçmiştir. Bu tüm ülkeye umut vermiştir.

7. 21. YÜZYILDA ALTIOK!

Umudu daha da büyütmek için: CHP çağımızın bilimsel gelişmelerine uygun halkçı, kamucu-devletçi, laik ve tam bağımsız Türkiye şiarına sahip millici, devrimci bir Cumhuriyet iddiasını ve Altı Ok ruhunu 21. yüzyıla taşıyacak bir anlayışı savunuyoruz.

8. GÜÇLÜ VE DİNAMİK ÖRGÜT TARİHSEL GEREKLİLİKTİR

Her bir üyenin:

  • Görev ve sorumluluğunu özgürce gerçekleştirmesine destek olunmasını,
  • Nitelikli eğitim ile ortak ideale ve bilinçle ulaşmasını,
  • Dikey örgütlenmede daha üst görevlere ulaşabilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını,
  • Tabana dayalı bir yapılanma içinde söz – karar – yetki sahibi olması ve yönetim – taban bütünselliğini gözetmeliyiz.

Ayrıca, örgütlülüğümüzün her kademesindeki bilgi, düşünce, proje ve eylemlilik önerilerinin yine her kademedeki üyelerimize ulaştırılması amacıyla; iletişim kanalları etkinleştirilmesini ve alınacak kararların ortaklaştırılmasını, içselleştirilmesini, her bir üyemize sahip çıkılmasını, iradesinin güçlendirilmesini ve de parti içi işleyişte rasyonel demokratik mekanizmaların yaratılmasını savunuyoruz.

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz

<