CHP’NİN BUGÜN BİR KÜLTÜR SANAT POLİTİKASI VAR MI? – Ahmet Yıldız

CHP gerçek bir kültür partisidir.

Türkiye’de siyasal partilere bir özellik yüklenecekse CHP’ye rahatlıkla bir “kültür partisidir” denebilir. Belki de bundan, tüm “karşı” partiler hep bir ağızdan (toprak ağaları partisi DP, mühendisler / tüccarlar partisi AP-ANAP, -Vedat Türkali’nin nitelemesiyle- “imamlar-müezzinler partisi” MSP-AKP dahil), CHP’yi “halk”tan uzak, bürokrat “seçkin”ler partisi olarak suçladılar.

Bugün 14 yıldır iktidarda olan AKP’nin başındaki kişinin “Bu dönemde iki alanda, eğitimde ve kültürde hedeflediğimiz noktaya gelemediğimizi üzülerek söylemek istiyorum” türü itirafının tarihsel bir nedeni olması gerekir.

CHP gerçek bir kültür partisidir. Yalnız başına büyük Atatürk’ün kültür atılımları, hatta, “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür!” demiş olması bile bu nitelemeye yeter.

CHP kurucusu ve ilk genel başkanı Mustafa Kemal Atatürk, Türk Tarih Kurumu’nu, Türk Dil Kurumu’nu, Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’ni kurmuş, Türk Tarih Tezi’ni ve Türk Dil Tezi’ni geliştirip Türkçenin yapısına uygun Yeni Türk Harflerini (Göktürk- Etrüsk- Latin Harfleri) kabul etmiş, Türk ağızlarında tarama ve derleme çalışmalarıyla unutulmaya yüz tutmuş Türk dilini yeniden açığa çıkarmış, böylece Osmanlı’da tarihini, dilini, dolayısıyla kimliğini ve kişiliğini kaybetme noktasına gelen Türklere yeniden dilini, tarihini, milli kimliğini anımsatmıştır.

CHP EDEBİYAT ÖDÜLLERİ

Herkesin kendisine göre tanımladığı “kültür”ün bize en yakın tanımı, Muzaffer İlhan Erdost’un yaptığı “İnsanın bedensel olarak doğadan aldıklarından ayrı, ama doğanın verdiği bedensel yapıdan kaynağını alan, zihinsel kazanımlar” tanımıdır. İnsan, yeryüzüne, cebinde şiirle öyküyle, romanla, resimle, yontuyla, ezgiyle, türküyle gelmedi. En yalın alet avadanlıktan en karmaşık ve en donanımlı teknik ürüne değin he şeyi, “bilinçli varlık olarak tarihsel söylemliliği içinde” insan kendisi üretti.

İşte CHP’yi ve Cumhuriyeti kuran kişiler, vatandaşın öğrenme ve yaratma yeteneklerinin önünü açacak, onları “bilinçli varlık” haline getirecek politikalar uygulamaları gerektiğinin bilincindeydiler.

Hep bu anlayışla tarihsel olarak “doğru” yönde yönetilen CHP’nin, özellikle tek başına iktidarda olduğu yıllarda kültür ve sanat atılımları saymakla bitmez. Bu konularda onlarca bilimsel çalışma da yapılmıştır. (Bu kısa anımsatma yazısında resim, özellikle müzik, yontu, tiyatro, opera bale vs. gibi önemli dalların dışında şimdilik, edebiyattan örnekler vermekle yetineceğim.)

Türkiye’de şiir ve romana verilen ilk edebiyat ödüllerini 1942-46 yılları arasında CHP vermiştir.

İlki 1942’de verilen “CHP Roman Ödülü”nde 1928’den sonra yayımlanmış romanlar arasından seçim yapıldı. Harf Devrimi’nden sonra yayımlanan romanlar arasında yapılan yarışmada, Halide Edip Adıvar‘ın Sinekli Bakkal’ı (1936) birinci, Yakup Kadri Karaosmanoğlu‘nun Yaban’ı ikinci, Abdülhak Şinasi Hisar‘ın Fahim Bey ve Biz adlı romanı (1941) üçüncü oldu.

1946’da bir yıl önce yayımlanmış şiirlerin katıldığı şiir ödülünde, sonradan ünlü olan Otuz Beş Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı birinci, Gâvur Dağlarından Rivayet (Cebbaroğlu Mehemmet) şiiriyle Attilâ İlhan ikinci, Çakır’ın Destanı’ndan şiiriyle Fazıl Hüsnü Dağlarca üçüncü oldu.

CHP Ödülleri, -partide her şeyin bozulmaya başladığı- 1946 yılında çıkarılan bir kanunla “İnönü Armağanları” adı altında verilmeye karar verilse de ancak sanat dalında 1947’de ve bir kez verilebildi. Yahya Kemal‘in “Hayal Şehir” adlı şiiri, Ahmed Adnan Saygun‘un Yunus Emre Oratoryosu ve Cevat Fehmi Başkut‘un Küçük Şehir adlı oyunu ödüllendirildi.

CHP MİLLETVEKİLİ YAZAR ve ŞAİRLER…

Tonguç’un eğitimin başına getirilmesi ve Hasan Ali Yücel‘in öncülüğünde 28 Şubat 1940 tarihinde kurulan Tercüme Bürosu’yla CHP, kültür politikalarında en görkemli dönemini yaşamıştır. 1978 yılında Kültür Bakanı olan Ahmet Taner Kışlalı son ataklardan biri olmuştu. Kışlalı’nın bakanlığı döneminde çıkan Ulusal Kültür ve Çeviri dergisinin izleri bugün de sürmektedir.

Bugün Cumhuriyet dönemi edebiyatının ününün dünyayı aşma başarısının, ülkenin sanayileşmesi, kalkınmasının kat kat önünde olması, tümüyle CHP’nin kültür politikalarının bir başarısıdır.

CHP’nin değerli yazar ve şairleri milletvekili yapması yazara ve şaire verdiği önemin göstergesiydi.

CHP Milletvekili yazar ve şairlerimiz (ölüm tarihi sıralamasına göre) şöyledir:

  1. Ahmet Rasim, (1864 – 21 Eylül 1932) 1927-1932 yılları arası milletvekili.
  2. Hüseyin Rahmi Gürpınar, (1864 – 8 Mart 1944) 1935-43 yılları arasında iki dönem milletvekilli.
  3. Kemalettin Kâmi Kamu (1901 – Mart 1948) 6. 7. dönemlerde Rize, 8. dönemde Erzurum CHP milletvekili.
  4. Memduh Şevket Esendal, (1883 – 16 Mayıs 1952) CHP genel sekreterliği görevinde bulundu, 1938 yılından itibaren önce Bilecik, sonra da Elazığ milletvekili olarak CHP milletvekili.
  5. Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889 – 7 Aralık 1956) 1939-1943 CHP Çanakkale milletvekili.
  6. Yahya Kemal Beyatlı, (2 Aralık 1884 – 1 Kasım 1958) 1923 Urfa milletvekili, şair.
  7. Ahmet Hamdi Tanpınar, (1901 – 24 Ocak 1962) 1942 Maraş vekili.
  8. Behçet Kemal Çağlar (1908 – Ekim 1969) Erzincan CHP milletvekili.
  9. Orhan Seyfi Orhon (1890 – Ağustos 1972) Zonguldak ve İstanbul CHP milletvekili.
  10. Faruk Nafiz Çamlıbel, (1898 – 8 Kasım 1973) 1946 – 1960 arası milletvekili.
  11. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, (1889 – 13 Aralık 1974) 1942 yılında sırasıyla Mardin, Manisa CHP milletvekili.
  12. Yusuf Ziya Ortaç (1895 – 11 Mart 1967) Ordu milletvekili.

BUGÜN NE YAPIYORUZ?

CHP’nin karşısındaki sağ iktidarların en büyük başarısızlıkları sanat ve kültür alanındadır. En zayıf yanlarından biri bu alandır. Köprü, “duble yol” yapabilir, banka kurabilirsiniz ama büyük bir şair, bir yazar yetiştirmek olanaksızdır. Yazar ve şairler hep insanlığın ilerlemesinden yana olmuşlardır. CHP kendisini besleyen bu doğal kaynakla, bu muazzam güçle ittifak olması gereken bir partidir. İdeolojik olarak sağ partilerin sanat ve edebiyattaki çıkmazını iyi kullanmalıdır. Dikkat edilirse özellikle 2002-2011 yılları arasında sağ iktidar “sol”dan devşirdiği eleştirmen ve yazarların desteğiyle ayakta durmaya çalışmış, hatta CHP’li bir küsüratı Kültür Bakanı yapmıştır.

Sağ iktidarlar (AKP) elinde olan bir iki şair ve yazarı evirip çevirmekte, doğum ve ölüm tarihlerinde anmak, toplumun önüne yeniden taşımak, ideolojik bir silah olarak kullanmaya çalışarak neredeyse suyunu bile çıkarmaktadırlar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son günlerde “harıl harıl” Necip Fazıl Ödülleri üzerine çalıştığı haberini okumak bu alana verdikleri önemi, ama nasıl da bir kişiye mahkum olarak fakir kaldıklarını göstermektedir.

CHP ise, devasa bir Cumhuriyet dönemi edebiyatı yazar ve şairleri zenginliği üzerinde oturuyor olmasına karşın bunun farkında olmayarak başka bir sefilliği yaşamaktadır. Yukarıda adlarını sıraladığımız ve tek birinin bile AKP ideolojisine uygun olması halinde göklere çıkarılacak olan edebiyatımızın yapıtaşları, medarı iftiharı yazar ve şairlerimizi değil anmak, CHP Genel Merkezinde fotoğrafları bile yoktur.

CHP Genel Merkezi bahçesine büstlerini yapıp törenle açmak, olmadı içeri katlara çerçeveletilmiş fotoğraflarını milletvekili yıllarını da yazarak asmak kimsenin aklına artık gelmemektedir. Örneğin, Yahya Kemal’in, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın CHP milletvekili olmasalardı bugünkü sağ iktidarca nasıl sahiplenilip her yıl görkemli törenler düzenleneceğini görmek için kâhin olmaya gerek yoktur.

ahmet-ve-halman

Televizyonlarında bile anma programı akıllara gelmemektedir maalesef. 2009-2011 yılları arasında Halktv’de özveriyle, gönülden yaptığımız Gerçek Edebiyat tv programı bu alanda en önemli programdı. “Yeni” CHP yönetimi sorgusuz sualsiz bu programı yayından kaldırdı. Durumun önemini anlatmaya çalışmamızı, feryatlarımızı kimse dinlemedi.

Bir kültür partisi olarak CHP’nin attığı sağlam temeller bugün yine de partinin en önemli faaliyet alanlarındandır. Çankaya Belediyesi, Şişli, Kadıköy, Yenimahalle, Konak belediyeleri gibi belediyelerin çalışmaları -her türlü eksikliğe karşın- rakip partilerden kat kat nitelikli ve üstün kültür faaliyetleri içindedirler.

2014 yılında bir Genel Başkan Yardımcılığı “Basın Yayın Kültür Sanat Platformu” olarak şekillenmiştir.

Ancak eksiklik, ideolojik politik duruşta gözlenmektedir. CHP’nin yukarıda saydığımız ilk yıllarındaki özenli ve sağlam duruş bugün maalesef kaybolmuştur. Bugünkü CHP yöneticileri ne yazık ki partinin “tek parti yılları”na hoşnut bakmadıkları gibi sanat edebiyat politikalarına da beyhude kalmaktadırlar.

2016 yılı CHP Kültür Sanat Platformu’nun başında AKP iktidarında Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü yapmış ve hayatları boyunca CHP düşmanlığı yaparak AKP iktidarlarına sacayak olmuş Ahmet Altan, Elif Şafak, Orhan Pamuk gibi yazarlara sayfalarca övücü eleştiri tanıtım yazıları/kitapları yazmış bir kişinin olması bir fikir verebilir.

2016 yılında CHP BYKP’nin İzmir/Seferihisar’da 11 Ağustos 2016 tarihinde düzenlediği “Sanat Çalıştayı”na birkaç değerli yazarın yanında AKP’yle on yıldır al takke ver külah Türk edebiyatını çökertmiş ama bugün tecrit edilince, yüzüne bakmadıkları CHP’ye göz dikmiş yayıncı/eleştirmen/şair yazarlardan oluşan “liberal” grubun baş köşeye oturtulması, AKP Kültür Bakanlığı çalışmalarının CHP’de devam ettiği izlenimi yaratmıştır.

Kültür ve sanat alanı boş bırakılmayacak denli önemde ideolojik beslenme alanlarıdır. Unutulmamalı ki sağlam bir kültür politikası olmayan bir CHP en büyük gücünü kaybedecek, CHP’yi CHP yapan temel dayanaklardan da uzak kalmış olacaktır.

Geri Bildirim gönder...

Yorum Yaz

<