III. Dünya savaşında 4. Evre: Venezuella ve İran cepheleri… Orhan Karakuş

Kadim kültürelin binlerce yılda damıttığı toprağımız öz değerlerine ( Bağımsızlık, Sulh yapıcılığı, Hakkaniyet, Razılıkla helalleşme, Uyum birlikteliği, Toplumcu yurtseverlik, Toplumcu hürriyet düzeni Tasavvufi praksis yol ) sıkı sarılan bir dayanışma içinde sulh ve hakkaniyet yürüyüşü başlatılmalı…

NERDE KALMIŞTIK

Geleneğimizden aldığımız devrimci irade ile günümüzün değişen koşullarında toplumsal mücadelenin yeni koordinatlarını çizerek geleceğe adım atmak için “GELENEK VE GELECEK” platformunu 14 Temmuz 2016 tarihinde kurduk.

Yarınların süratle bugüne dönüşmesi nedeniyle siyasal saptamalarımızın gerçekçi olmasına özen gösterdik. Ve unutmadık siyasetin eylem ve uygulama yetisinin “bugün” olduğunu. Bu nedenle, yarın için söylediklerimizin arkasında durmayı olmazsa olmazımız olarak kabul ettik.

Ama, yarının yükünü kardırmakta zorlanmalar oldu ve 6 Ocak 2018 tarihinde “gelenekvegelecek.com” wep sitesinin yayınına ara verdik.

Yarın için söylediklerinin arkasında durmakta direnen bizler,  başladığımız işe devam etme kararı aldık ve ilk olarak “gelenek ve gelecek” wep sitesini yeniden faaliyete geçirdik.

Yine, siz okurların karşısındayız.

Neler yapmıştık?

Emperyalist sistemin ve işbirlikçi yöneticilerin Cumhuriyet ve değerlerine azgınca saldırdığı, karşı devrimin zincirlerinden boşaldığı:

  • Cumhuriyetin ekonomik temelini oluşturan kamu kurum ve kuruluşlarının çökertilerek elden çıkarıldığı,
  • Laik eğitim ve yaşam tarzının tahrip edildiği,
  • Devletin bir avuç zenginin devleti haline getirildiği, yoksunun sadakaya muhtaç edildiği,
  • GBOP ile bölge ülkelerinde kışkırtılan etnik ve mezhep savaşlarla aynı ülke insanlarını birbirini kırdığı,
  • Örgütlenme özgürlüğünün zayıflatıldığı, baskı altına alındığı,
  • Emperyalist sistemin iç olgu haline gelip bütün yurdu sarmaladığı

bir dönemde işlerlik kazandırdık “Gelenek ve Gelecek Platformu”na.

Bu doğrultuda,

  • Gelenekvegelecek web sayfasında, Ülkemizin sorunlarına yönelik araştırma ve inceleme yazılarımızı, makalelerimizi yayınladık.
  • Haftalık Çarşamba toplantıları ile iç-dış politika, ekonomi, enerji, referandum, seçimler vb. birçok konuyu ele aldık, tartıştık.
  • Konularında uzman akademisyen ve araştırmacı yazarlara konferanslar verdirdik.
  • “Referanduma Nasıl Bakmalıyız?”, “CHP Kongrelerine Dair: Ankara’da İktidar, Türkiye’de İktidar” kitapçıklarımızı yayınladık.
  • CHP Gençlik Kolları’nın ilerici geleneğini günümüz gençlerine aktarmak amacıyla CHP Gençlik Kolları Tarihi çalışmasına girdik: “1961’den 2017’ye Gençlik Kolları Toplantısı”nı düzenledik.

Beraber olamadığımız ara dönemde dünyada ve ülkemizde önemli değişiklikler oldu. Bu değişikliklerin paralelinde, teoride ve pratikte yeniden sizlerle birlikteyiz.

Yeniden merhaba!..

İktidar/Güç ve Mekan İlişkisi – Haluk Başçıl

  • Açık mavi boyalı alan: G20 ülkelerinin büyükelçilerinin ve uluslararası kuruluşların olduğu bölgeyi
  • Açık mor boyalı alan: Bakanlıkların ve devlet kuruluşlarının bulunduğu bölgeyi
  • Sarı boyalı üçgen alan: En zenginlerin, huppelerin ve lüks mağazaların olduğu bölgeyi
  • Pembe boyalı alan: Elitlerin ve entellektüellerin yaşadığı bölgeyi
  • Gri çizgi ile gösterilen güzergah: Sendikaların, partilerin protesto ve yürüyüş yolunu
  • Turuncu çizgi ile gösterilen güzergah: Aralık 2018 ve Ocak 2019 arasında sarı yeleklilerin toplandığı bölgeyi, eylem alanlarını

göstermektedir.

Haritayı ayrıntılı  incelemek için lütfen üzerine tıklayınız

 

İyi haber kaynaklarına sahip gazeteci Irene Inchauspé, Canal + televizyonunda patronların yaşadığı korkuyu aktarıyordu: “Onlar (büyük patronlar), büyük gruplar işçilerine prim dağıtacaklar, çünkü bir an için kafalarının gideceğinden, gerçekten korktular. Geçip gittiler… Evet, büyük işletmeler, o korkunç Cumartesi oldu ya, o yakıp yıkmalar… Onlar hemen MEDEF (bizdeki TUSİAD) başkanını  aradılar ve ona ‘Her şeyi kaybedersin! Her şeyi kaybediyorsun, aksi halde…’  Fiziki olarak tehdit edildiklerini hissetiler, büyük patronlar…”[1]

[1] https://la-bas.org/la-bas-magazine/entretiens/quand-les-gilets-jaunes-font-tomber-les-masques#&gid=2&pid=1

 

Vicdani politik rota için meşveret(4) – Orhan Karakuş

Bu kez “çanlar hepimiz için çalıyor”…İnsanlık şuurunu kaybetti….

İklim değişimi, ticaret ve fiili bölgesel savaşlar, eli tetikte NBC soslu cephe savaşları, çevre tahribatı, kıtlık ve mega kentlerde üretilen hizmetler çıkmazı, nefsi mülkiyetçi düzenek temeli çatladı, çöküyor, yolun sonu göründü. Önümüzdeki yıllar asal ihtiyaçlar için üretim çarkların durduğu, savaş tamtamların çaldığı, ülkelerin cepheleştiği ve sofistike silahlarla orduların çarpıştığı yıllar olacak. Çağımızda bizim gibi ülkelerdeki mevcudun analizinde; artık neoliberalizm tamamen etkili, emperyalizm dışsal’dan “içsel olguya”  şimdilerde içimizde tam konsantre olmuştur. (Mahir’ler ve  Deniz’lerin ‘68 ruhuna’  atfen Allah onları rahmet eylesin. Nurlar içinde yatsınlar). Pisikolojik harp için telekominikasyon ve medya üzerinden dezinfermosyan akışı;  internet ağları, sosyal medya hesapları, network ağları ile dolaşımda olan bütün veriler artık emperyal devletlerin istihbari tekeliyetinde süzülüyor, simultine denemelerle yaşamda örtüşen ultra operasyon formlarını yerli işbirlikçilerle hataları tolere ederek uyguluyorlar.  

Diğer yandan doğu toplumu olarak asabi duygusal karakterimiz bu pisiko-sosyo operasyonel senaryoların kıskacına alınmıştır. Etnisite ve inanış temelinde iç kırılmalar ve kıyımlar coğrafyamızda başat. At izi, it izine karıştı “ , ortalık 56’ya gidiyor” vekalet savaşı veren kukla örgütlerin sosyo-pisiko tahlili sağlam ve objektif temelleri kamuoyu nezdinde açığa çıkarılacak ve coğrafyamızdan tamamen dışlanacak asil bir durulama gerekli. Asabiyet harsın ilerleticisi ve karakterize edicisi (İbn Haludun); bu içerik ve kapsam her zaman nefsi mülkiyetçi kültürel formda harp ve talan ile daim kalırken, rasyonel batıda planlı makyavelist tarz, şark kurnazı doğuda ise pekmez döken muaviye tarzıyla  güncel reel siyaset oluşmaktadır. Reel –rasyonel ya da ilmi siyaset ile bu dünyada yol alanlar nefsi emarelerine yenilip şeytanla işbirliği yaparak dünyayı cehenneme çevirdiler. Bu top yekun bir şuur kaybıdır.  Bu nefsi dünya işte her gün böyle yalap –calap dönüyor.

Yaşamı hakkaniyetle örecek meşveret meclisleri…

Kültüreli arıtma temelinde şuurlu bir istikamet için suhuyetli sakinlik hali ile ünsiyete yönelim ve haka riayet öne çıkartılmalıdır. Ülkemizde 31 Mart yerel seçimleri (demokratik içerikten arı) vesilesi ile gerilen ve kutuplaşan (sağlıklı ve doğal olmayan)  politik ortamının aşılması için toplumcu yurtseverlik mihverinden yürüyüş geliştirme gerekliliği için ilginize sunduğum vicdani politik rota yerellerin özgün yapıları dikkate alınarak meşveret meclislerinde konuşulmalı ve sabırla yaşama aktarılabilmelidir.

Karanlık atmosferli Keten pereden çıkış için sulhuyetli bir dayanışma yolu bulalım ya da açalım.  Dezenfermasyon ve troller etkisindeki medya – sosyal medya körleştirmesi altından hızla sıyrılarak hakikatin yeni formlarına (yakın bilgi üzerinden) vicdani istikamette yol alırken şunun kesin bilincinde olalım: Etnisite temeli halkalar ayrışımı, inanışta ötekileştirme, sol ve sağ  ideolojik yapılanmalar diye: daraltılmış nadide bizlere atfen yapılan tahlillerinin ve eylemlerin tümü faşizan bir zihniyet taşır, düzenek fikriyatını besler. Doğal yaşamda ve yeryüzündeki her ortamda kâr ve rant için her şeyi talan eden bir fütursuzluk yaşanıyor. Türkiye toplumu mânayı önceler (Cemi Meriç) bu arada pisiko sosyal süreçlerin duygu bölüntü paketleri (quantatif) sonucu birikimli potensia içinde hemen hemen bütün doğu toplumlarında bunaltı ve asabiyet içindeyiz. Bunların sükunetle ve suhuletle konuşulması lazım. Toprağın dili deruni Türkçe ile ses değişimi ve sahada katılıma açık  alternatif çözümler sunan yürüyüş geliştirmek gerekiyor. Seksen yıldan beri tahrip ve yapısal bozunuma uğratılan laik demokratik cumhuriyetin toplumsallaştırılmasında ve dünyayı değiştirmede teorik-pratik mücadelemizde yavan ve sanal alemlerde bir arpa boyu yol aldık. Nefsi mülkiyetçi düzen altındaki bu yaşamda menfaatler üzerinden kısa süreli ne ütersem faydadır, çarçabuk biten vefasız yolculuklar ve ahdini unutma, güven bunalımı meseleleri herkesi yakıp kavurmaktadır. Vicdani politika ile tutarlı davranış ve anlamlı tavır alış temelinde,  ahde bağlılık ve dostluk sarmalında sabırla, süreklik taşıması gereken bir uğraşı önümüze serilmektedir. Yeryüzüne yayılacak ( İnşallah, dünya hep beraber bu nefsi düzenden çıkacaktır) değişimin başarıya ulaştırılmasında; yeni yaklaşımlar ve farklı irdelemelerin modellenmesi pratiğin mihenk taşına titizlikle vurulması gerekiyor. Kirlilik ve şer kokan bu iklim ve bu kaotik atmosferden ferah bir muhabbet ortamına çıkabilmeliyiz. Sanal alemlerde karşılıklı yazışmalar ve sohbet denemesi yavan sözler altında istikrar kazanmıyor. Kaldı ki düşünüş paralelliği taşıdığını sandığımız binlerce sanal arkadaştan ve pratik olarak yakın olduklarımızdan da fersah fersah uzaktayız.

‘2019 yerel seçimleri”….

Türkiye, önümüzdeki süreçlerde de hep beraber göreceğimiz gibi, başkanlık  emperyal siyaset odaklarınca kıskaca alınarak uydu konumuna düşürülecektir. Sözde muhalefet partisi CHP artık bu yönelime periferi bir odaktır. Kısaca bu düzenekte iktidar-muhalefet aynı yumurta ikizidir. Çevre duyarlılığı yüksek, onur ve vicdan eylemleri ile açığa çıkan 2008 kuşağı, 2017 seçim sürecinde  Cumhurbaşkanlığı sistemine”  itiraz dinamiği halini aldı.  2019’a girdiğimiz bu günlerde henüz alternatif bir yönelim ortaya çıkaramadı. Türkiye toplumu kendi mecrasına çekilen bu değişim güçleri ve iktidara destek veren kitlelerin hoşnutsuzluğu minvalinde kıpırdanmalarının da ortaya çıkmaya başladığı bir ekonomik kriz kıskacında sancılı bir gebelik yaşamaktadır. Yerel seçimler kitlelerin politik duyarlılığını yükseltecektir. Önümüzdeki dönemde değişim güçleri yeni bir dönüştürücü yapılanma için toplumsal yapıda pratik olarak kendini örmelidir. Günlerimiz yeryüzünü ve ülkemizi feraha çıkarmak için sayılı, hayatın akış dirimselinde canlı ve sulh yapıcı pratik eylemlilikler içinde olmalıyız.

Üretken  ve yenilenebilir tüzük / kamusal  bir program…

Toplumcu yurtseverlik mihverinden yürüyüş hareketi ile Türkiye’de ayrımsız tüm toplumu alternatif değişim istikametinde örmek  ve toplum devleti formunu inşa etmede projeler geliştirmek için  ayrı tutarlı ahlak formunun can ve vicdan  sarmalında kristalize olacağı  politik rotada buluşma ve  kadim  kültürü  damıtma için  toprağımızın  şu ana ilkelerinde uylaşım gerekiyor:
A. Yurtta sulh, cihanda sulh” şiarına sadıklık
B.  Laik demokratik toplum devleti formu için liyakat ve hakkaniyet temelinde örgüsel modelleme…
C. Tüm yeryüzünde işgalci ve istilacı nefsi mülkiyetçi emperyalist sisteme karşı tam bağımsızlık için dirençli değişim mücadelesi…
D. Her türlü ” dinciliğe, şovenizme ve ayrımcılığa” karşı birlik ve dirlik için İNSAN KARDEŞLİĞİNİ yükseltmek…
E. Veri analizi destek süzgeçleri temelinde delege ve temsil sistemini ortadan kaldıran doğrudan demokratik ve geri çağırma hakkını, üye iradesine mündemiç kılmış üretken bir tüzük ( Merkezi sinir sistemi ve hissi kabiliyet )…
F. Mazlumlar, yoksullar ve  çalışanlar yararına doğal gidişatı ve ekosistemi gözeten tüm halik olmuşların hakkına riayet eden, rant ve sömürüyü yok edecek kamusal bir program

Vicdani politik rotanın tesisinde kadim kültürelden damıtılması, razılıkla buluşma ve dirimselde geleceği birlikte kurmaya katkı için uylaşım geliştirme toplumsal kaynaşmamız için durumdan çıkan vazifelerdir. Bu vazifede: Fikriyat çerçevesinde özgünlük ve özgürlük kokan her düşünceye saygılı olurken onurlu bir duruşla, vicdani bir ufuk çizgisinde mazlumun yanında hak ve adalet mücadelesine sevgi ile emek verip katılımcı olmaya gayret edeceğiz”                        

 İşitilmesi dileği ile baki selamlar…

Orhan Karakuş 05/01/2019

<